DELİ DEĞİLMİŞ

Bir general şehir tımarhanesini ziyarete geleceğini bildirmişti. Bu münasebetle delilere asker selamı öğretildi. Ziyaret günü işler tıkırında gitti. Yalnız bir kişi kenarda durmuş, selâm vermiyordu. General tımarhanenin başdoktoruna, “Bakın şu adama selam vermiyor.”
Başdoktor, “Ben de farkındayım,” diye kekeledi. Sonra selâm vermeyeni yanına çağırarak çıkıştı. “Sen kimsin? Selam vermesini öğrenmedin mi?”
Adam gayet sakin, “Hayır,” dedi. “Ben deli değilim ki, Burada sadece gardiyanım.”

ÖNCE KAÇANLAR

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
- “Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi.” demişler…
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- “Buyrun beyler, yiyiniz.” demişler…
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- “Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!”

İKİSİ DE AKILLI

Bir deli başka bir deliye, “Dün gece rüyamda yürürken ayağıma çivi battı,” dedi.
Öteki deli atıldı: “Niçin çıplak ayakla yatıyorsun? Ayakkabınla yatsana!”

SÜPER BENZİN

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle “saatte 160′la” uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. “Arabayı süren”:
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, “araba kullanana” döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!


Genel TOPlist