Nar yiyin kalbiniz sağlam kalsın

Damar tıkanıklıklarını yüzde 44 oranında geriletiyor.
nar
Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Klinik Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Yılmaz, ”ın en önemli özelliklerinden biri genel damar sağlığını, özellikle de kalbi korumasıdır. , damar tıkanıklıklarını yüzde 44 oranında geriletiyor” dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ın modern tıp literatüründe yer aldığını, hastalığı, erkek infertilitesi ve obezite tedavisinde etkili olduğunu belirtti.

İnsanların hasta olunca çare aramaya başladığını, halbuki asıl olanın sağlığı korumak olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

”Şükürler olsun ki ülkemiz bize bu imkanı vermektedir. suyu içildikten 48 saat sonra bile vücutta olumlu etkileri devam etmektedir. Kanın antioksidan kapasitesini artırma gücü, kırmızı şarap ve yeşil çaydan 2-3 kat daha fazladır. aynı zamanda antikanserojen bir yiyecektir. ın potansiyel kullanım alanları kanser, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, diş hastalıkları, erektil disfonksiyon ve özellikle derinin ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerininden korunmasıdır.”

ın bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:

”İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri dengeleyen , sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin gelişmesini engelliyor. suyunun cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu etkisi bulunuyor.

ın en önemli özelliklerinden biri, genel damar sağlığını, özellikle de kalbi korumasıdır. , damar tıkanıklıklarını yüzde 44 oranında geriletiyor. ın tansiyon düşürücü etkisini de bulunuyor. 1 bardak suyunun 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eş değer antioksidan madde içerdiği görülmüştür.”

Prof. Dr. Yılmaz, suyunun özellikle damar sertliğine karşı güçlü etkisinin olduğunun bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

tanelerinden ziyade, tüm meyveden üretilen suyunun kırmızı şarap ve yeşil çaya nazaran üç kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu biliniyor. ın kabuğunun ishal kesici ve kurt düşürücü özelliği vardır. Kanlı ishalde kullanılır. Meyve kabuğu ekstresinin güçlü virüs ve mikrop öldürücü özelliği de var. Cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösterir. Meyve kabuğu tanelerinin antioksidan ve antitümör etkileri de biliniyor.”

Yılmaz, ın C vitamini, demir ve potasyum bakımından zengin olduğunu sözlerine ekledi.

- BİTKİSİ-

, eski Yahudi toplumlarında gücün, bereketin, bolluğun ve iyi şansın simgesi olmuş bir meyvedir. Kutsal Roma İmparatoru Maksimilan, kişisel amblem olarak ı seçmiştir. , aynı zamanda İspanya’nın antik kenti Granada’nın isim babasıdır. , İslam tıbbının da önemli bir şifa kaynağı olmuştur. ağacı, uzun yıllar yaşayabilen bir bitki olup Fransa’da 200 yaşından büyük ağacı vardır. ın ana vatanı Himalaya dağları ve kuzey Hindistan’dan İran’a uzanan bölgedir.

Kaynak: Haberturk.com

Ucuz şeker ve çikolatalara dikkat

Bayram öncesi şeker piyasasında rekabet kızıştı. Kalitesiz ürünler kullanılarak hazırlanan çikolatalar tezgahlarda…

Türkiye’nin şeker üretim merkezleri arasında yeralan Konya’da bazı üreticiler, yaklaşan ramazan bayramı öncesi merdiven altı üretimler nedeniyle sıkıntı yaşıyor.

Konya’da üretim yapan bir firmanın İhracat Müdürü Fatih Özel, iç piyasadaki daralmadan dolayı merdiven altı ürünlerin piyasaya sürüldüğünü bildirdi.

Ramazan bayramı öncesi şeker piyasasında büyük bir hareketlilik olduğunu ancak, merdiven altı ürünler nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Özel, ”Merdiven altı üretimi olan bayram çikolatasında soya unu ve nişasta kullanılarak maliyeti düşürme yoluna gidiliyor. Son derece kalitesiz ve mat bir görünüme sahip olan bu tip ürünlerin kilosu, piyasada 3 YTL’ye kadar bulunabiliyor” diye konuştu.

Özel, haksız rekabet nedeniyle kaliteyi ve insan sağlığını ön planda tutan üreticilerin mağdur olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

”Bazı toptancılar biraz daha fazla kazanmak adına bu ürünlerin dağıtımını yapıyor. Büyük alışveriş merkezilerinde gıda mühendisleri kontrolünde ürün alımı yapıldığı için bu ürünler giremiyor. Ancak ucuz olduğu için piyasada birçok yerde bu ürünleri görmek mümkün. Kaliteli olanlarla arasında büyük fiyat farkı olan bu ürünler tüketici tarafından da ilgi görüyor. Merdiven altı bu ürünlerden yedikten sonra damak tadı bozulan tüketicinin, daha sonra bu ürünlere karşı ön yargısı oluşuyor.”

ALTIN VE GÜMÜŞ KAPLAMA DRAJE ŞEKERİN KİLOSU 60 YTL

Ramazan bayramının yaklaşmasıyla birlikte şeker tezgahlarında da hareketlilik başladı. Geçtiğimiz yıla oranla fiyatlarda ortalama yüzde 10 oranında artış yaşandı. Konya’da bayram şekerinin kilosu 4-12 YTL, çikolatanın fiyatı 12-60 YTL, lokumun fiyatı 4-18 YTL arasında değişiyor. Drajelerin kilosu ise 18 ile 60 YTL arasında değişen fiyatlarla satılıyor.

Kule Site Alışveriş Merkezi’nde faaliyet gösteren bir firmanın satış sorumlusu Mehtap Topuksuz, özellikle drajelerin büyük ilgi gördüğünü kaydetti.

Kilosu 30 YTL’den satılan çakıl drajenin en fazla satılan ürün olduğunu belirten Topuksuz, kahve, gofret, antep fıstıklı, bademli, portakallı, üzümlü ve mentollü draje çeşitlerinin de bulunduğunu söyledi.

Altın ve gümüş kaplama olan ve kilosu 60 YTL’den satılan drajelerin özel günler için tercih edildiğini bildiren Topuksuz, ”Konyalılar yarım kiloluk paketler halinde satılan drajelere büyük ilgi gösteriyor. Şeker alanların neredeyse tamamına yakını draje alıyor. Kilosu 28 YTL’den satılan badem şekeri de en fazla ilgi gören ürünler arasında” dedi.

Burun akıntısı deyip geçmeyin..

Kafa travması nedeniyle de olabilir…

burun akıntısıBeyin travması, tümör, doğuştan kaynaklanan bazı nedeniyle, beyin-omurilik sıvısı burun akıntısı olarak gelebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, nın basit bir şey olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı , çocukluk çağında çok sık görülen şikayetler arasında yer alan nın sadece soğuk algınlığında olmadığını söyledi. Cenkçi; “Yeni doğanlarda, burunda darlık, tıkanıklık gibi doğumsal burun anomalileri ve akut sinüzit ile bronşit, kızamık, boğmaca gibi hastalıkların başlangıç dönemlerinde de su gibi burun akıntısı görülür. Bazen burun akıntısı ve burunda şişme, nazal mukozanın, soğukhava, nem değişiklikleri, sigara içilmesi, baharatlı yiyecekler tüketilmesi, stres gibi çeşitli uyarılara verdiği tepkidir. Kafa travması, tümör, doğuştan kaynaklanan bazı nedeniyle burundan beyin omurilik sıvısı akıntı olarak gelebilir.” dedi.

Alerjiye bağlı burun akıntısı da görülebileceğini belirten , “Bunlar mevsimsel ya da yıl boyu devam edebilir. Burun akıntısı temiz ve su gibidir. Akıntı ile beraber aksırık, göz rahatsızlıkları tabloya eşlik eder” diye konuştu. Buruna yabancı cisim kaçması sonucu oluşan akıntının ise tek taraflı, kötü kokulu ve kanlı olabileceğini vurgulayan Dr. Cenkçi, bazı ilaçların da na neden olduğunu söyledi.

Kaynak: Haberturk.com

Stresliyken çikolata yemeyin!

Çok fazla çikolata, şeker ve kafein aldığınızda önce mutlu olabilir ama bu besinlerin etkisi geçince kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz.

çikolataStres kelimesi ile bizi tanıştıran endokrinolog ’dir. 1907 yılında doğan Selye, uzun yıllar Montreal Üniversitesi Deneysel Tıp ve Cerrahi Enstitüsü Müdürü görevini yürütmüş ve dünyanın büyük otoritelerinden birisi olmuştur.
Vücuttaki bu gerilimler, fiziksel bozukluk, gürültü, kalabalık, yakın bir kimsenin kaybı, çatışma, sıkıntı, hayal kırıklığı, başarısızlık, eleştiri gibi dış etkilerden kaynaklanabilir veya tek başına meydana gelebilir. Gerilim, vücudun iç ve dış çevrede meydana gelen değişmelere karşı verdiği sabit bir biyokimyasal cevaptır.
Strese karşı reaksiyon verme süreci ilk “alarm” durumu ile başlar. Bu aşamada herhangi bir olayın meydana gelmesiyle denge bozulur, vücut kısa bir süre alarm durumuna geçer, daha sonra denge durumuna gelmeye çalışır. İkinci aşama “direnç” olarak adlandırılır. Savunma mekanizmaları, meydana gelen olaya karşı enerji ve güç ortaya koyar. Bu destek ile kendimizi korumamıza yarayan “savaş ya da kaç” reaksiyonuna zemin hazırlanmış olur.

Eğer dengeyi tehdit edici durum devam ediyorsa üretilen davranış tekrarlanır veya değiştirilir. Ancak tüm çabalar sonucu tehdit ortadan kalkmıyorsa o zaman “tükenme” durumuna geçebilir, zira yeni bir davranış için gerekli enerji depomuz bitebilir.

Stresle beslenmenin ilgisi var mı?

Çoğumuz bazı yiyeceklerin beynimize verimlilik, duygu-durum ve zihinsel enerji açısından fark edilir etkileri olduğunu hissederiz. Örneğin çok fazla çikolata, şeker ve kafein aldığınızda önce mutlu olabilir ama bu besinlerin etkisi geçince kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz. Çok miktarda tuzlu yiyecek ve atıştırmalık tüketip az su içtiğinizde vücudu susuz bırakır ve yorgunluk hissedersiniz. Başınız ağrıyabilir.  İngiltere’de bir grup araştırmacının yürüttüğü “The Food and Mood Project” yani beslenme ve duygu durum çalışmasında 200 kişi incelendi, araştırmada stresi daha da artıran ve onlara yardımcı olan yiyecekler belirlendi. Katılımcıların yüzde 90’ı beslenmelerinde kendi yaptıkları değişikliklerin ruh sağlıklarını düzelttiğini bildirdi.

Katılımcılar şeker (yüzde 80), kafein (yüzde 79), alkol (yüzde 55) ve çikolata (yüzde 53) gibi “stresi arttırıcı yiyecekler”i azaltmanın veya tüketmemenin ruh sağlıklarına olumlu etkisi olduğunu bildirdiler. Diğer taraftan stresi azaltmakta destekleyici etkisi olan su (yüzde 80), sebze (yüzde 78), meyve (yüzde 72) ve yağ açısından zengin balık (yüzde 52) gibi gıdaları yediklerinde ise daha iyi hissettiklerini ifade ettiler.

Vitaminin düşmanı stres

Anket ayrıca sağlıklı beslenmeye yardımcı olan bazı stratejileri de ortaya çıkardı. Araştırmayı yürütenlerden biri olan Diyetisyen Elizabeth Somer, öğünlerin düzenli olmasının yanında sağlıklı ara öğünler taşımanın stresi azalttığını tespit ettiklerini bildiriyor ve devam ediyor:

“Stres hormonlarının vücudu vitaminlerden mahrum bıraktığını biliyoruz. Vitaminler kasların gerilmesi ve kan basıncının yükselmesi gibi stres tepkileri için kullanılıyor. Bu nedenle sinir sistemimiz fazla çalıştığında B vitaminine özel olarak ihtiyacımız oluyor. B vitaminleri ayrıca vücut için yiyeceği enerjiye dönüştürmekte de kullanılıyor.”

Az şeker, az yağ, az kafein

Diyetisyen Elizabeth Somer devam ediyor: “Stresli zamanlarda alınan kaloriler, besleyici yiyeceklerden gelmezse vücut için durum daha da zorlaşıyor. Birkaç gün fazla cips yiyip gazlı içecek içmenin sonucu olan hafif bir B vitamini eksikliği bile sinir sistemini alt üst ediyor. Böyle zamanlarda muz, balık, avokado, tavuk ve koyu yeşil yapraklı sebze yenilmeli.

Aşırı stres daha da büyük bir besinsel hasar yaratıyor. Stres hormonları vücuttaki B, C, A vitamini ve magnezyum gibi önemli besinleri tüketiyor. Strese tepki olarak salgılanan hormonlar sakinleştirici hormon olan seratonin seviyesini düşürerek karbonhidrat aşermelerine yol açabiliyor. Karbonhidrat tüketimini artırmak strese toleransı artırabilir ancak özellikle şekerli yiyecekler yemek, kilo alımına yol açabilir. Baskı altındayken abur cubura yönelmemek çok kolay değil. Ancak az şekerli, az yağlı ve az kafeinli yiyeceklere yönelmek bile iyi bir başlangıç olabilir.”

Kaynak: Milliyet.com.tr


Genel TOPlist