Bu ilaca dikkat!

Sağlık Bakanlığı, adlı ilacın geri çekilmesi istedi.

ilaçSağlık Bakanlığı, Heparine Sodyum Panpharma 25.000 IU/5 ml IV enjeksiyonluk solüsyon içeren Flakon adlı preparatın bir serisinin toplatılmasına karar verdi.

Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ”Vem İlaç San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ithal ruhsatına sahip olduğu ‘Heparine Sodyum Panpharma 25.000 IU/5 ml IV Enjeksiyonluk Solüsyon İçeren Flakon’ adlı preparatın, 80092 (İ.T.-S.K.T:01.2008/01.2011) seri numaralısında yapılan inceleme ve analiz sonucuna göre; numunede kapiller elektrofez yöntemi ile Chondroitin Sulfate tespit edildiği” belirtilerek, söz konusu seriye 1. sınıf A seviyesinde geri çekme işlemi uygulandığı ve gereğinin yapılmasının ilgili firmaya duyurulduğu bildirildi.

1. sınıf A seviyesi, ilacın tüketici, eczane, ecza deposu ve hastane düzeyinde geri çekilmesi anlamı taşıyor.

Kaynak: Haberturk.com

Kansere karşı kedi-köpek

4 bin üzerinde yapılan araştırmanın ilginç sonucu…
kedi köpek
İki saygın ; California ve Stanford tarafından yapılan araştırma, hayvan sevmenin insanların bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve bunun kansere karşı direnci artırdığını ortaya koydu. Araştırmada, kedi ve köpeklerle oynayarak büyüyen çocukların daha sağlıklı ve bünyelerinin daha güçlü olduğu belirtilerek, “Hijyenik ve steril ortamlarda büyümek insanların bağışıklık istemini daha kırılgan yapıyor. 4 bin kişi üzerinde yapılan çalışmalarda, kedi-köpek sahibi olanların bünyelerinin, hayvan sahibi olmayanlara göre yüzde 30 daha güçlü olduğu görüldü” dendi.

Kaynak:Haberturk.com

Kısırlığın çözümü ergenlikte

Çocuklar üreme sağlığı konusunda uzman doktorlar tarafından takip edilmeli.
kısırlık
Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, ergenlik çağındaki çocuklarda görülebilecek “ergenlik gecikmesi, erken ergenlik, aşırı kıllanma, erkek çocuklarda meme büyümesi ve düzensiz adet kanamaları” gibi rahatsızlıkların ilerleyen yaşlarda kısırlığa neden olabileceğini bildirdi. , bu konuda anne ve babaların dikkatli olması gerektiğini belirterek “Her çocuğun daha ergenlik çağında, üreme sağlığı konusunda anne babalarının yönlendirmesiyle uzman doktorlar tarafından takip edilmesi gerekiyor” dedi.

Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, kız ve erkek çocuklarda ergenliğe geçiş sırasında görülebilecek bazı sorunların; ilerleyen yaşlarda normal yollarla anne baba olabilmelerini doğrudan etkilediğini söyledi. Op Dr. Osman Denizhan Özgün, ergenlik çağındaki çocuklarda görülebilecek “ergenlik gecikmesi, erken ergenlik, aşırı kıllanma, erkekler çocuklarda meme büyümesi ve düzensiz adet kanamaları” gibi rahatsızlıkların ilerleyen yaşlarda kısırlığa neden olabileceğini belirtti. , ergenlik gecikmesinin kızlarda 13.5, erkeklerde 14 yaşında halen ergenlik bulgularının başlamaması durumu olduğunu söyleyerek “Nedeni yapısal ya da ailevi olabileceği gibi bazı doğumsal ya da hormonal hastalıklar olabilir. Mutlaka hekime başvurulmalıdır. Beslenme bozuklukları, aşırı egzersiz ve süreğen hastalıklar da ergenlik gecikmesine neden olabilir” dedi. erken ergenliğin ise, kızlarda 8, erkeklerde 9 yaşından önce ergenlik bulgularının ortaya çıkması olarak tanımlanabileceğini ifade ederek şunları söyledi:
“Kızlarda genelde erken dönemde tek veya çift taraflı meme gelişimi, erkeklerde testislerde büyüme ve genital bölgede kıllanma gözlenir. Bu durumda mutlaka çocuk endokrin hekimi tarafından muayene gereklidir. Kızlarda genelde neden saptanamazken, erkeklerde çoğunlukla altta yatan bir hastalık vardır. Boy kısalığı ve psikolojik sorunlara neden olduğundan tedavisi gereklidir. Aşırı kıllanma ise, kızlarda görülür. Yapısal, ailevi ve etnik özelliklere bağlı olabileceği gibi hormonal dengesizlikler de söz konusu olabilir. Erkeklerde meme büyümesi; adölesanın erken evrelerinde sık görülür. Genellikle geçici bir hormonal düzensizlik söz konusudur. Çoğunlukla kendiliğinden düzelebilir. Düzensiz adet kanamaları ise kızlarda özellikle ilk adet görmeyi izleyen 1-3 yıl içinde sık görülür. Aşırı kanama ya da düzensizliğin uzun sürmesi kansızlık gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden hekimin izlemi gereklidir.”

-ADET DÜZENSİZLİKELERİ VE SANCILAR KISIRLIĞA GÖTÜREBİLİR-

Kız ve erkek çocuklarında dikkat edilmesi gereken durumlar ve önemli hastalıkların takibine ilişkin olarak da değerlendirme yapan Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, şöyle devam etti:

, infertiliteye neden olabilir. Rahimiçi yapışıklıklara, adet düzensizliklerine ve bozulmuş rahimiçi doku hasarıyla, tekrarlayan gebelik kayıplarına ve tüplerde doku hasarıyla yapışıklıklara ve tıkanıklıklara neden olur. Ayrıca vajinal akıntılarda mutlaka rahmi ilgilendiren durumların olup olmadığının teşhisi için doktor kontrolü gerekmektedir.

Adet kanamalarının düzensizliği varsa, mutlaka doktor tarafından kontrol edilmelidir. Teşhise yönelik testler sonucunda ileriye yönelik kalıcı problemler ekarte edilmelidir. Adet kanamaları sırasında ve kanama harici aşırı ağrılar ihmal edilmemelidir. Doktor kontrolü sonucunda yumurtalığa ait kistler, tüplere ait iltihaplanmalar ekarte edilmelidir.

Özellikle kız çocuklarında yumurtalık kisti tespit edilmişse, ameliyat kararları çok dikkatli olarak verilmelidir. Yumurtalığa ait kist ameliyatları, ilerleyen dönemlerde yumurtalık rezerv problemi olarak karşımıza çıkabilir, mümkünse ilaç tedavisi veya gözlem ile takip protokolü uygulanmalıdır. Mutlak ameliyat gerekirse yapışıklıkları önlemek için kapalı ameliyat türü olan laparoskopik uygulamalar tercih edilmelidir. Ve mutlaka üzerine çalışmalar yapan infertilite uzmanlarından görüş alınmalıdır.

-TESTİS İLTİHABINA DİKKAT-

Erkek çocuklarında da dikkat edilmesi gereken noktalara işaret eden , inmemiş testis sık görülen, doğumsal bir anomali olduğunu söyledi. Görülme sıklığının doğum haftası ve doğum ağırlığı ile ilişkili olduğunu bildiren , “Bin 500 gram ve altında doğan erkek çocuklarda görülme sıklığı yüzde 60-70′leri bulur. İnmemiş testisin tespiti son derece basit olup, ebeveynler tarafından bebeğin testisinin kontrolü sırasında şüphelenilen her durumda mutlaka doktora başvurulmalıdır” dedi. Özellikle testisin torbalarda hiç olmaması durumlarında mutlaka operasyon gerektiğine işaret eden , “Operasyon zamanı çeşitli merkezlerde farklılık göstermekle birlikte, 12 ile 18 aylık dönem arasında yapılması önerilmektedir” diye konuştu. Orşit yani testis iltihabının da ilerleyen dönemde kısırlığa aday olabileceğini kaydeden şunları söyledi:

“Bu nedenle son derece hassas davranılmalıdır ve mutlaka doktor kontrolü sağlanmalıdır. Yumurtalıkta şişme, hassasiyet ve ateş yükselmesi genellikle orşiti hatırlatır bu bulguların tespitinde derhal doktora başvurulmalıdır. Masum gözüken kabakulak enfeksiyonunun testisleri etkilemesi nadir de olsa beklenir. Etkilendiğinde de özellikle sperm sayısı, hareketi ve şekli bozulabilir, bu da ilerleyen dönemde çocuğun kısırlığa aday olmasına neden olur. Eskiden sık rastlanan bu hastalık kullanılan aşı sonucunda artık eskisi kadar sık rastlanılmamaktadır. Kabakulak aşısı mümkünse yaptırılmalıdır. Orşitin diğer nedenleri genellikle, cinsel yolla bulaşan hastalıklar da (zührevi) dahil olmak üzere bakteriyeldir. Özellik cinsellikle yeni tanışan gençlerin iyi sorgulanması ve cinsel eğitim verilerek cinsel yolla bulaşan hastalıklara sebebiyet verebilecek davranışlardan kaçınılması, orşitten korunmada etkili olacaktır. Testisi etkileyen tıbbi durumlardan biriside hidrosel yani testisin su toplaması halidir. Orşite nazaran ateş ve hassasiyet olmaması nedeniyle, genellikle ihmal edilir. Hidrosel halinde de mutlaka doktora başvurulmalıdır zira sperm yapımını bozabilir.

Bir diğer ihmal edilen husus; testise alınan darbelerdir. Bu konu ihmal edilmemelidir, testis dokusunun harabiyeti ve ilerleyen dönemde sperm yapımını etkileyen durumlar söz konusu olabilir.”

Kaynak:Haberturk.com

Kadınların derdi hiç bitmiyor

bayanlarda daha sık görülüyor.
depresyon
Üyesi , saplantı, panik, titizlik bozuklukları ile depresyonun kadınlarda daha sık görüldüğünü belirterek, ”Kadınların biyolojik yapılarının dışında toplumsal baskıya daha çok maruz kalmalarından dolayı depresyona yatkınlıkları daha yüksek” dedi.

Kaya, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, ruhsal sorunların tüm dünyada sık görüldüğünü belirterek, ”Kişilerin yüzde 25′i yaşamlarının bir döneminde ruhsal hastalıklardan etkilenmektedir” dedi.

Ruhsal bozukluklar içerisinde en çok görülen hastalığın olduğuna dikkati çeken Kaya, son yıllarda birinci basamak sağlık kuruluşlarındaki psikiyatri bölümüne yapılan başvurularda bu rahatsızlıkla ilgili şikayetlerin ilk sırada yer aldığını söyledi.

Kaya, Dünya Sağlık Örgütü’nce (DSÖ) yapılan bir çalışmada, depresyonun tüm dünyada hızla yayılan bir hastalık olacağının, özellikle kadınlarda ve gençlerde görülme sıklığının artacağının öngörüldüğünü ifade ederek, ” 2020′de, küresel anlamda yaşanan şiddet, terör, savaş, işkence, stresli yaşam, yoksulluk, yalnızlaşma, kürsele ısınmaya bağlı gelecek kaygısı, toplumsal ve doğal felaketlerin görülmesi gibi nedenlerle dünyada kalp hastalıklarından sonra ikinci en yaygın hastalık olacak” diye konuştu.

Türkiye’de ruhsal bozuklukların yaygınlığına ilişkin yapılan çalışmaların yeterli olmadığını belirten Kaya, ”Genel olarak bakıldığında ülkemizde yüzde 20 civarında yaygınlığı görülmektedir. Bu oranın yüzde 5-10′u tedavi gerektirecek düzeydedir” dedi.

Kaya, Türkiye’de 15-55 yaş arasındaki en yaygın hastalıklar içinde depresyonun, enfeksiyon, mide, tansiyon ve eklem hastalıklarından sonra 5. sırada yer aldığını bildirdi.

-TOPLUMSAL BASKININ KADINLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ-

Kaygı, saplantı, panik, titizlik bozuklukları ile depresyonun kadınlarda daha sık görüldüğünü anlatan Kaya, ”Kadınların biyolojik yapılarının dışında toplumsal baskıya daha çok maruz kalmalarından dolayı depresyona yatkınlıkları daha yüksek” dedi.

Kaya, kadınların dünyanın her yerinde erkeklere göre daha dezavantajlı olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

”Kadınlar gelişmiş toplumlarda dahi konuşmaları desteklenmeyen, ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören, ev içinde ya da toplumda daha fazla ihmale ve şiddete uğrayan kişiler olduğu için çok fazla ruhsal sorunlarla baş etmek zorunda kalıyor.

Bunun yanı sıra erkekler, sorunları çok fazla dile getirmiyor, yardım almakta geç kalıyor, ancak sorun baş edilemez bir noktaya geldiğinde yardım istiyor. Kadınlar ise çok daha fazla yardım alıyorlar.”

Ruhsal sorunların kadınlarda daha çok 25-49 yaş arasında görüldüğünü ifade eden Kaya, 40 yaşından sonra yaygınlığının arttığını söyledi.

Kaynak:Haberturk.com


Genel TOPlist