Anne adayları bebeğini düşünüp gelişigüzel ilaç kullanmamalı

Hamilelik sırasında adayının belli sorumlulukları yerine getirmesi ve ikinci bir can taşıdığı bu önemli süreçte hayatında bazı isteklerini ve davranışlarını sınırlaması gerekiyor.
anne
sürecinde adaylarının sağlıklarına büyük özen göstermeleri gerektiğini söyleyen uzmanlar, özellikle gelişigüzel ilaç kullanmamalarını tavsiye ediyor. “ adayı hamilelik öncesinde ve hamileliği sırasında belli maddelere ve eylemlere karşı çok dikkatli davranmalı, bunların bazılarını ise hayatından çıkarmalıdır.” diyen uzmanlar, alkol ve sigaranın bu dönemde kesinlikle kullanılmaması gerektiğine de dikkat çekiyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gönül Duras Doyran, adaylarının herhangi bir ilaç almadan önce mutlaka doktora veya eczacıya danışmasını, alınacak ilacın doğurganlık üzerinde olumsuz etkisi olmadığına emin olunması gerektiğini kaydetti. Op. Dr. Doyran, “Düzenli ve hafif egzersiz yapılmalı. ve bebek sağlığı için, hamilelik öncesinde fizik kondisyon en iyi düzeye getirilmeli. Herhangi bir kramp veya kanamada, egzersize son verilmeli. Sigara ve benzeri tütün ürünleri de hamilelik ihtimalini azaltıyor. Tütün, sperm ve yumurtayı hasara uğratabiliyor ve nikotin doğurganlığı kontrol eden hormonların düzeyini etkiliyor. Eşler lifli yiyecekler bakımından zengin, yağ oranı düşük dengeli bir beslenme rejimi uygulamalı. Yeterince vitamin ve mineral alabilmek için taze sebze ve meyveye de beslenmede geniş yer vermeli, bol süt içilmeli.” dedi.

Röntgen ışınlarına ve toksik kimyasallara karşı tedbirli olunmasını da isteyen Dr. Doyran, uyarılarını şöyle sürdürdü: “Hamileliğe hazırlanan kadınların hazırlık döneminden hamileliklerinin 12′nci haftasına kadar her gün 0,4 mg folik asit almaları önerilir.” Folik asit, omurga ve omurilik sorunlarıyla doğma riskini yüzde 70 oranında düşürüyor. Yeşil yapraklı sebzelerde, esmer ekmekte ve tahıllarda da bulunuyor. Kızamıkçık aşısı eğer geçmişte olunmamışsa doktor kontrolünde olunmalı. Dr. Doyran, “Hamilelik sırasında bu virüse yakalanılırsa çocuk, sağır, kör veya akli melekeleri eksik doğabiliyor.” diyor. Aşı yeni olunduysa, kalmak için üç ay geçmesi beklenmeli. Beyin hasarlarına yol açarak cenini ciddi biçimde etkileyebilecek, hatta karnında ölümüne yol açabilecek bu enfeksiyon türü genellikle kedi ve benzeri evcil hayvanların dışkısından, tükürük ve benzeri salgılarından bulaşıyor. Uzmanlar, bahçe veya saksı çiçekleriyle uğraşırken de eldiven kullanılmasını öneriyor.

Hava kirliliği cenini olumsuz etkiliyor

Hava kirliliğinin cenini etkilediği ve kirlilik nedeniyle bebeğin yetişkin hale geldiğinde solunum hastalıklarına yakalanma riskinin arttığı bildirildi. İsviçre’nin Bern Üniversitesi’nden bilim adamları, hava kirliliğinin fetüsün solunum ihtiyacını artırdığını, hava kirliliğine daha az maruz kalan ceninin dakikada ortalama 42, daha fazla kalanın 48 kez nefes almak zorunda kaldığını belirttiler. Philipp Latzin başkanlığındaki ekip, havadaki ozon ve azot dioksit seviyesi ile havada asılı kalan parçacıkların sayısını göz önüne alarak 241 bebek üzerinde araştırma yaptı. Araştırma sonunda, hava kirliliği arttıkça ceninin nefes alma sayısının, dahası solunum sistemi iltihabının oluşma riskinin arttığı ortaya çıktı. Bilim adamları, “solunum sistemine yönelik bu zararlı etkilerin bebek yetişkin hale gelince solunum hastalıklarına yakalanma riskini artırabileceğine, dolayısıyla hayat süresinin azalabileceğine” dikkati çektiler. Araştırma, Berlin’de Avrupa Pnömonoloji Derneği’nin yıllık kongresinde sunuldu. Berlin

Kaynak:Zaman.com

Tüp bebekte çoğul gebelik

bebeklerUzmanlar, çoğul gebeliğin erken doğum ve buna bağlı sakatlık ve zeka geriliğini beraberinde getirdiği bildirdi

uygulamalarında çoğul gebeliklerin erken doğum ve buna bağlı sakatlık ve zeka geriliği riskini beraberinde getirdiği, ancak uzun yıllardır bebek isteyen -baba adaylarının bu riski görmezden geldiği bildirildi.

(hamilelik ve doğumla ilgili bilim dalı)Derneği Başkanı ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, uygulamasının, çocuk sahibi olamayan çiftlerin sıkça başvurduğu bir yöntem olduğuna dikkati çekti.

uygulamasında, adayına Sağlık Bakanlığının belirlediği standart olan ortalama 3 transfer edildiğini anlatan Tıraş, ”ancak, eğer hastanın yaşının ileri olması gibi nedenlerle gebe kalma ihtimali azsa, sayısı artırılabilir. sayısı artırımı, söz konusu özel durumlarda yapılmalıdır. Ancak, ihtiyaç olmadığı halde, yalnızca ihtimalini yükseltmek amacıyla sayısını artırmak, beraberinde önemli sorunları getirebilir” dedi.

sayısının artırılmasının, ”çoğul ” ihtimalini yükselttiğini söyleyen Tıraş, ”Çoğul , iki ve fazla fetusun geliştiği gebeliktir. yöntemiyle nakledilen sayısı ne kadar çok olursa, rahme düşecek sayısı da artacaktır. Yani ikiz, üçüz, dördüz, hatta daha fazla sayıda fetus aynı anda gelişmeye başlayacaktır” dedi.

ÇOĞUL GEBELİĞİN RİSKLERİ

(yeni doğan hastalıkları) Derneği Başkanı de çoğul gebeliğin uygulamasında başarı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

rahminin en fazla 2 bebek için uygun olduğunu, daha fazla sayının erken doğumlara, bebeklerde sakatlığa veya zeka geriliği gibi kalıcı sorunlara neden olabileceğini ifade eden Yurdakök, ” uygulaması yapılan ve baba adaylarına, uygulama merkezlerinde bilgilendirme çok iyi şekilde yapılmalı, çoğul gebeliğin riskleri iyice anlatılmalı.

Ancak, bazen anlatılsa dahi uzun yıllar bebek sevdası yaşayan -baba adayları, bu riski görmezden gelmekte ve uygulamasında normalin çok üzerinde sayıda embriyonun transferini istemekteler” dedi.

Çoğul gebeliğin annenin hayatını da tehlikeye attığını belirten Yurdakök, uygulamalarında Sağlık Bakanlığının belirlediği standartlara bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Guncel.net

1 - 11

Genel TOPlist