Derdest 7. Bölüm Özeti

7. Bölüm Özeti:

derdestMehmet’in doğru zamanda doğru yerde olması gerçeğe bir adım daha yaklaşmasına sebep olur. Mahkemeye sunulan delillerden karşı tarafın nasıl haberdar olduğuyla ilgili kafasında soru işaretleri olan Gaye aradığı yanıtı bulur. Boğaç Filiz’e olan duygularından bahsederken; Buse hayata küsmüş bir haldedir. Onu hayata bağlayacak şeyin ne olduğunu Turgut biliyordur. Hedef giderek belirginleşmektedir.Hedefe giden yolun nerden geçeceğini hesaplamak şarttır.

Küçük Kadınlar 19. Bölüm Özeti

küçük kadınlar19. Bölüm Özeti:

Cansu’nun hayatı tehlikede…

Kimler tarafından kaçırıldığı bilinmeyen Cansu’nun hayatı tehlikeye giriyor.
Fiziksel şiddete maruz kalan Cansu dilenci olmaya zorlanır. Minik kız işkence dolu saatler yaşarken, Elif ve kardeşleri mahkeme kararı ile iyice yıkılırlar. Armi kendini o kadar suçlar ki, Utku ile ilgili şoke edici bir karar verir. Derya’nın yardımı ile Cansu’nun fotoğrafı okulun bütün çevresine asılır. Dilenci çocuklardan biri kayıp ilanını görür ve Cansu’yu tanır. Şevkiye ise Cansu’nun kendisine verilmiş olmasına hala inanamamaktadır. Yeliz ise öfkesine hakim olamaz ve kendisini kullandığını düşündüğü eniştesinden intikam almak için harekete geçer. Simge’den silah ister ve onunla tenha bir yerde buluşur. Niyeti ona yaptıklarının bedelini ödetmektir. Elif, Cansu bulunduktan sonra temyiz yolu ile onu almak için planlar yapar. Çok daha fazla çalışıp para kazanmak zorundadır. Mihrace’ye ek iş istemek için gider ancak kötü bir sürpriz ile karşılaşır. Cansu’dan nihayet haber gelir. Timuçin ve Elif, Cansu’yu almak için yola çıkarlar. Fakat Cansu’yu kaçıranlar kolay teslim olmaz ve polis ile aralarında çatışma çıkar.

Türk edebiyatının acı kaybı!

yaşamını yitirdi…

fazıl hüsnü dağlarcaŞair , İstanbul’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

Altunizade’deki Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kürşad Tokel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 94 yaşındaki şair Dağlarca’nın, kronik böbrek yetmezliği ve kateter enfeksiyon sebebiyle 28 Eylül 2008 tarihinde bir başka hastaneden hastanelerine getirildiğini belirtti.

O tarihten buyana hastanede tedavi altında bulunan Dağlarca’nın enfeksiyonun antibiyotiklere yanıt vermemesi sebebiyle bugün yoğun bakıma alındığını kaydeden Prof. Dr. Tokel, tüm müdahalelere rağmen durumu giderek kötüleşen Dağlarca’nın saat 16.50 itibariyle vefat ettiğini söyledi.

Dağlarca’nın dizelerinden…

Hangi mahallede imam yok,
Ben orada öleceğim.
Kimse görmesin ne kadar güzel,
Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.

Ölüler namına, azade ve temiz,
Meçhul denizlerde balık;
Müslüman değil miyim, haşa,
Fakat istemiyorum, kalabalık.
Beyaz kefenler giydirmesinler,
Sızlamasın karanlığım havada.
Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,
Ki bütün azalarım hülyada.

Hiçbir dua yerine getiremez,
Benim kainatlardan uzaklığımı.
Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,
Çılgınca seviyorum sıcaklığımı…

kimdir?

26 Ağustos 1914 İstanbul doğumlu. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey’in oğludur, ilk öğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, orta öğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı (1933). 1935′te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950′de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray’da Kitap kitapevini açtı ve yayıncılığa başladı. Dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. (Ocak 1960-Temmuz 1964). İlk yazısı 1927′de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933′te çıkan “Yavaşlayan Ömür” adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine bir çok ödül verilen şair 1967′de ABD’deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından “En iyi Türk Şairi” seçilmişti.

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler: “Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.”

Bilgi çemberi ekibi olarak vefat eden büyük edebiyat ustamız ’nın ailesi ve sevenlerine baş sağlığı dileriz…

Buda MSN Bakkal

MSN’den “2 ekmek, 1 süt” yazıyorsunuz anında geliyor…

msn bakkalMalatya’da bir bakkal, yaptırdığı web sayfasıyla ürünlerini tanıtıyor, MSN ile sipariş alıyor. Siparişleri adreslere götüren çocuklara telsiz yardımıyla ulaşarak yeni siparişleri bildiriyor.

Zafer Mahallesi’nde bakkallık yapan Yaşar Baran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, değişen koşullar ve hızla gelişen teknoloji nedeniyle küçük esnafın ayakta kalabilmesinin zorlaştığını, alışveriş merkezleri karşısında ayakta kalabilmek ve mahalle bakkallığını modernize edebilmek için teknolojiyi lehine çevirmeye çalıştığını söyledi.

”Uzun yıllardır bakkallık yaparak aileme bakıyorum. Başka bir iş alanına atılmam veya farklı bir iş yapmaya kalkmam doğru olmayacaktı. Bu nedenle kendimi çağın gerekliklerine göre yenilemem gerektiğini düşündüm” diyen Baran, bakkallığı günün ihtiyaçlarına yanıt verebilir bir duruma getirebilmek için yaptıklarını şöyle anlattı:

”Bakkal olarak çalışıyorsunuz, ancak çevrenizde çok büyük alışveriş merkezleri açılıyor. Reklam yapıyorlar, servis imkanı sunuyorlar. Dolayısıyla insanlar bu yerleri tercih etmeye başlıyor. Yapmaya çalıştığım şey; bakkallığı modernize edip günümüz şartlarında ihtiyaçlara yanıt veren bir pozisyona getirmekti. Öncelikle bir web sayfası hazırlatarak insanların buradan ürünleri ve markaları görebilmelerini sağladım. Ardından MSN yoluyla sipariş almaya başladım. MSN kullanıcıları ücretsiz olduğu için bu yolu tercih ediyorlar. Şu anda mahallede her vatandaş tarafından bilinen ve tercih edilen bir hizmetimiz var.”

Verdiği hizmetlerin mahallede kadınlar tarafından daha çok tercih edildiğini aifade eden Baran, siparişe çıkan çocuklardan birine ulaşması gerektiğinde telefon yerine telsiz kullanarak giderlerini azaltmaya gittiğini belirtti.

Baran, babası, üç çocuğu ve eşiyle birlikte çalıştığını, işlerin açılması sonucu mahallede ikinci bir bakkal daha açtığını söyledi.


Genel TOPlist